YÜN BEBEK TRT’YE KONUK OLDU

Yün Bebek Filmi TRT 1 ‘İyi Fikir’TRT 1 'İYİ FİKİR'

Mersin‘de Arslanköy Kadınlar Tiyatrosu üyesi kadınların yazdığı, yönettiği ve oynadığı ‘Yün Bebek‘ filmi TRT’ye konuk oldu.

Kadının kadına şiddetini anlatmasıyla gündeme gelen ‘Yün Bebek‘ filmi, ulusal ve uluslararası festivallerin yanı sıra medyada da yoğun ilgiyle karşılanıyor. Tamamını Mersin Arslanköy Kadınlar Tiyatrosu üyesi kadınların yazdığı, yönettiği ve oynadığı ‘Yün Bebek‘ filmi, son yıllarda üzerinde sıkça konuşulan bir filme dönüştü. Kadının kadına şiddetini işleyen film, aynı zamanda kadınların dayanışmasına da sahne oluyor.

‘Yün Bebek‘ filmini çektikten sonra TRT’de yayınlanmasını isteyen senarist ve yönetmen Ümmiye Koçak, ‘İyi Fikir Programı’nın davetlisi olarak TRT’ye konuk oldu. TRT1’de yayınlanan ‘İyi Fikir’in sunucuları Esra Harmandağ ve Sibel Eraslan, Ümmiye Koçak‘ın Türkiye‘deki kadınlara iyi bir örnek oluşturduğunu söyledi. Sunuculara Yörük kadınlarının el emeğiyle işledikleri yazma ve sofra bezlerini hediye eden Ümmiye Koçak, bu filmle Anadolu kadınının isteyince neleri başarabileceklerini gösterdiklerini söyledi. Programa telefonla katılan yapımcı Binnur Feyizli, ‘Yün Bebek‘ filminin TRT’de yayınlanması için elinden geleni yapacağını söyledi.

Sevincini filmin oyuncularıyla paylaşan Ümmiye Koçak, “Yaşasın kızlar başardık. Filmimiz TRT’de yayınlanıyor” dedi. Filmi çok zor koşullarda ve maddi imkansızlıklar içinde tamamladıklarını belirten Koçak, filmin TRT’de gösterilmesiyle amaçlarına ulaşacaklarını söyledi. Gözyaşlarına hakim olamayan Koçak, “Evet biz filmi çektik ama Anadolu kadını izlemedikten sonra ne işe yarar diye düşünüp duruyorduk. Çok şükür amacımıza ulaştık. Hepinize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Filmin televizyonlarda yayınlanmasıyla projelerinin tamamlanacağını kaydeden Koçak, “Özellikle Mersin Valimize teşekkür etmek istiyorum. Bizi hiçbir zaman geri çevirmeyen ve bir çok isteğimizi imkanları dahilinde yapan Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu‘na çok teşekkür ediyorum. Yine destek veren Ticaret Borsası Başkanına, Akdeniz ve ToroslarBelediye başkanlarına teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Koçak ve yapımcı Gürhan Ötün, ayrıca Bugün televizyonunda Emre Buga’nın sunduğu ‘Aktüel’ programına, Kaçkar Karadeniz televizyonunda ise Recebiye Çataksever’in sunduğu ‘Gönül Kahvesi’ programına katılarak izleyenlere film hakkında bilgi verdi.

(İHA)YÜN BEBEK TRT’YE KONUK OLDU.

Reklamlar

Yeşilçam Yün Bebeği Kucakladı!

Yeşilçam’ın usta isimleri Yün Bebek Filmi’ne büyük ilgi gösterdi…

49. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde galası yapılan Yün Bebek Filmi, Yeşilçam’ın önemli isimlerinden büyük ilgi gördü. Filmin sonunda gözyaşlarına hakim olamayan sanatçılar, oyunculara sarılarak tebrik etti. Sanatçılardan Cihat Tamer, Antalyalılara seslenerek, “Antalyalılar nerede? işte bu film sizi anlatıyor” dedi. Filmde yeralan Arslanköylü Yörük Kadınlarına “bunu nasıl başardınız” diye soran Suna Yıldızoğlu, en yakın zamanda biraraya gelmek istediklerini söyledi.

Yün Bebek, festivalde yarışmaya katılmamış olmasına rağmen en çok konuşulan filmlerden oldu. Özellikle kadın sanatçıların yoğun ilgisiyle karşılaşan film, kadın sorununu kadınların bakış açısıyla ele alması nedeniyle ön plana çıktı.

Yün Bebek’in galası 49. Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında Yeni Mahalle Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Galaya, filmde oynayan yörük kadınların tamamına yakını katılırken, Yeşilçamın önemli isimlerinden Suna Yıldızoğlu, Engin Alçam ve Cihat Tamer de onları yalnız bırakmadı. Film bitiminde gözyaşlarını tutamayan Cihat Tamer ve Suna Yıldızoğlu, Filmin Yönetmenlerinden Ümmiye Koçak ve oyuncuları sarılarak tebrik etti. Yün Bebek’in Altın Portakal değil Oskar alması gerektiğini söyleyerek Antalyalılara ve Festival Komitesine seslenen Cihat Tamer, ” Antalyalılar nerede? işte bu film sizi anlatıyor. Şoke ettiniz bizi. Şaşakaldık. Bu film Altın Portakal değil, Oskarlık. Bunu başaran insanlar muhteşem” dedi.

Söyleşi bölümünde konuşan Senarist ve Yönetmen Ümmiye Koçak, filmi tamamlamak için pekçok sorunla başetmek zorunda kaldıklarını belirterek destek verenlere teşekkür etti. Koçak, kadınların gözünden bir kadın filmi çekmiş olmanın önemine vurgu yaparak, “Umuyorum filmimiz diğer kadınlara örnek olur” dedi.

Çekimler sırasında kolu kırılan ve filmi bu koşullarda tamamlamak zorunda kalan başrol oyuncularından Seher Çuhadar, “Çok zor koşullarda bir film çektik. Ama sonunda başardık. Bu filmin bir parçası olmak benim için çok önemliydi” dedi.

Filmin Görüntü Yönetmeni Kadir Baziki ise konuşmasında şunları söyledi: “Çekimler sırasında, karda ilk yürüyenin açtığı yola ‘çığır’ dendiğini öğrendik. Yani insanların bu zorlu yolda yürüyebilmeleri için öncelikle cesur olanların öne geçip, geride gelenlere çığır açması gerekiyordu. Zannediyorum Arslanköylü Yörük kadınları diğer kadınların önünü açtı.”

49. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin en çok konuşulan filmlerinden olan Yün Bebek, çoğunluğu kadın olan sanatçıların da dikkatini çekti. Gülsen Tuncer Ayça, Ayten Uncuoğlu, Güler Ökten, Esra Alkan ve Coşkun Güven film ekibini tebrik ederek bundan sonraki dönemde kendilerini yalnız bırakmayacaklarını söylediler.

Film izleyen bir diğer önemli isim Amerikalı yazar Judy Light Ayyıldız, tüm oyuncuların kadın olmasını ve tek erkek figürünün gölge olarak yansıtılmasını olumlu buldu. Kadın ve şiddet olgusunun doğru bir çerçevede ele alındığına dikkat çeken Judy Light Ayyıldız, kaynana ve sopa ilişkisini kadının kadına şiddeti için iyi bir örnek olduğunu kaydetti. Judy Light Ayyıldız, “Semboller çok başarılı kullanılmış. Filmdeki tek erkek figür ise sopasıyla karısını döven gölge. Aynı şekilde yaşlı kadının elinde sopa olması, yaşlı kadınla dayağı; şiddeti bütünleştirmiş. Film buyunca hiç erkek olmamasının yadırganmaması yine filmin başarılı yönlerinden” dedi.

Ümmiye Koçak’ın yazıp yönettiği Yün Bebek filminin 2. Yönetmeni ise Yasin Korkmaz. Yapımcılığını Gürhan Ötün’ün üstlendiği filmin Görüntü Yönetmeni Kadir Baziki Sanat Yönetmeni ise Gökhan Şahin.

Filmde yer alan kadın oyuncuların isimleri ise şöyle: Melisa Yıldız, Seher Çuvadar, Ümmiye Koçak, Seher Dağdur, Aykız Karakaya, Ayşegül Şahin, Gülseren Şahin, Emine Gürlek, Aysel Şen, Ayşe Armut, Fatma Yıldız, Atika Kizir, Döndü Gündüz, Gülseren Şahin, Öznur Armut, Selen Gündüz, Kısmet Gündüz, Gülcan Yıldız.

Yün Bebek Altın Portakalda

Tamamı kadınlar tarafından oynan film festivalde gösterilecek…

Yün Bebek Altın Portakal’da

Mersin’in Arsalanköy Beldesinde çekilen ve bu yılın önemli filmleri arasında gösterilen Yün Bebek filmi, 49. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapılacak galayla ilkkez izleyici karşısına çıkacak. Kadın sorununa tersten bir bakışla çekilen film “kadının kadına şiddetini” ele alıyor.

Tüm oyuncularının kadın olduğu Yün Bebek Filmi, Toros Dağlarında yaşayan Yörük kadınlarının hikayesini konu ediniyor. Mersin Valiliği, Mersin Ticaret Borsası, Akdeniz Belediyesi ve Toroslar Belediyesi’nin desteklediği film, 8 Ekim 2012 Pazartesi günü saat:14.00’te Antalya Yeni Mahhalle Kültür Merkezi’nde gösterilecek. Galaya sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda ismin katılması bekleniyor.

Tüm oyuncuların gönüllü yer aldığı film 30.000 Lira gibi küçük bir bütçeyle çekildi. Mersin Sinema Derneği ve Arslanköylü Kadınlar Tiyotrosu’nun ortak çalışması olan Yün Bebek Filmi, bu yılın Ocak-Mart ayları arasında -20 dereceyi bulan soğuk havalarda çekildi. Kar yağışının neredeyse durmadığı çekimlerde, oyuncu kadrosu ve film ekibinden donma tehlikesi geçirenlerde  olmuştu.

Kadınların gözünden bir kadın filmi

            Yün Bebek filmi, Arslanköylü Kadınlar Tiyatrosu ve Mersin Sinema Derneğinin ortak çalışması olarak hazırlandı. Filmin proje aşaması iki yıl sürerken çekimleri ise bu yılın Ocak, Şubat ve Mart aylarında gerçekleşti. Film ekibi ve oyuncular, dünyada mini buzul çağı olarak anılan dönemde Toros Dağlarında -20 derecede ve 3,5 metre karda zorlu doğa koşullarına karşı koyarak çekimleri tamamladı. Ekip üyelerinin sık sık donma tehlikesi geçirdiği film, kısıtlı olanaklar ve zorlu iklim şartlarına karşı mücadele edilerek özverili bir çalışmayla tamamlandı.

Oyuncu kadrosunun tamamını, Arslanköylü Kadınlar Tiyatrosu üyeleri ve bölgede yaşayan diğer köylü kadınlar oluşturdu. Anadolu kadının gözünden, kadına uygulanan fiziksel ve  sözlü şiddeti anlatan Yün Bebek, aynı zamanda her türlü iş yükünün altında ezilmeye bırakılan kadının hayatına ayna tutuyor.

“Biz film değil gerçeği çektik”

Oldukça önemli bir konuya eğilen filmin bir diğer yanı ise, filmde yer alan kadınların oyunculuktan öte gerçek yaşamlarını canlandırmış olmaları. Filmi Arslanköylü Kadınlar Tiyatrosu’ndan Ümmiye Koçak ile birlikte yöneten Mersin Sinema Derneği’nden Yasin Korkmaz, gerçekte kadınlar nasıl yaşıyorsa filmi de öyle çektiklerini söyledi. Anlatılan konunun bu nedenle daha inandırıcı olduğunu belirten Yasin Korkmaz, Yün Bebek Filmi hakkında şunları söyledi:

“Film ekibi projeye başlarken, ‘gerçek’  olan bu hikayeyi en doğal hali ile anlatmayı planlamıştı. Bu nedenle oyuncular, o bölgede yaşayan kadınlar arasından seçildi. Filmde, o insanların gerçek hayatlarında bulunmayan hiçbir şeye yer verilmezken hikayeye sinemasal öğeler de eklenmedi. Konu en doğal haliyle anlatılmaya çalışıldı. Bu nedenle film konusu, oyunculuğu ve tekniği ile gerçeğe sadık kalmış oldu.

Kadına yönelik şiddet, filmlerde ve dizilerde çok sık işleniyor ve bazen gündeme de gelebiliyor. Ancak kadının kadına şiddeti ilk kez bir filmde bu kadar net bir şekilde ele alınıyor. Çünkü, kadının kadına şiddeti ve baskısı çok daha sık ve acımasızca yaşanan bir olay. İzleyenler, bizim film değil gerçeği çektiğimizi anlayacaklar.”

Ümmiye Koçak’ın yazıp yönettiği Yün Bebek filminin 2. Yönetmeni ise Yasin Korkmaz. Yapımcılığını Gürhan Ötün’ün üstlendiği filmin Görüntü Yönetmeni Kadir Baziki Sanat Yönetmeni ise Gökhan Şahin.

Filmde yer alan kadın oyuncuların isimleri ise şöyle: Melisa Yıldız, Seher Çuhadar, Ümmiye Koçak, Seher Dağdur, Aykız Karakaya, Ayşegül Şahin, Gülseren Şahin, Emine Gürlek, Aysel Şen, Ayşe Armut, Fatma Yıldız, Atika Kizir, Döndü Gündüz, Gülseren Şahin, Öznur Armut, Selen Gündüz, Kısmet Gündüz, Gülcan Yıldız.

Filmin Kısa Hikayesi

Toroslar’ın zirvesinde yaşayan Yörük kızı Elif’in hayatı babaannesi ve dağlar arasına sıkışıp kalmıştır. Babaannesinin kendisine ve annesine yaptığı baskı, hayatlarını mutsuz bir hale getirmiştir. Elif’in annesi Hatice ise gün boyu yemek, temizlik, odun toplama, süt sağma işlerinin yanında bir de kaynanasının hakaretleriyle boğuşmaktadır. Tüm bu baskılar yetmezmiş gibi Hatice’nin ikinci kocası olan Ali de annesinin baskısıyla Hatice’ye kötü davranmaktadır. Evin koca karısı için ortada memnun olunacak hiçbir şey yoktur. Elif’in küçük dünyası evdeki iktidar çatışmasının ortasında ezilmektedir. Bu dünya, küçük bir yün bebek ile hareketlenir. Arkadaşında gördüğü yün bebek Elif için hayata tutunmak ve mücadele etmek için bir dayanak olacaktır. Oyuncak bebek isteği Elif’i hırsızlık yapmaya kadar götürmüştür. Babaannesinden büyük bir azar işiten Elif’in işittiği bu azar belki de son azar olacaktır. Çünkü o kudretli babaanne evde düşüp yaralanır ve ölüme biraz daha yaklaşır. Bu ani durum ailedeki genel durumu kökünden etkiler. Ali günden güne içine kapanık bir hal alır ve kimseyle ilgilenmez. Bu sırada Elif’in hayatında büyük bir değişiklik gelip kapıya dayanmıştır. Öğretmenleri Elif’in kent merkezinde okuması gerektiğini düşünmektedir. Bu kararı vermek Hatice açısından ne kadar zor olursa olsun, kızının okuması, hayatını kurtarması ve kendisiyle aynı kaderi paylaşmaması için, kızını okumak için şehre gönderme yönünde karar verecektir. Kızının geleceği onun için her şeyden önemlidir. Kendi çektiklerini Elif’in çekmemesi için bu yalnızlığı ve hasreti çekmek zorundadır.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yün Bebek – Sinopsis

Sinopsis

Toroslar’ın zirvesinde yaşayan Yörük kızı Elif’in hayatı babaannesi ve dağlar arasına sıkışıp kalmıştır. Babaannesinin kendisine ve annesine yaptığı baskı, hayatlarını mutsuz bir hale getirmiştir. Elif’in annesi Hatice ise gün boyu yemek, temizlik, odun toplama, süt sağma işlerinin yanında bir de kaynanasının hakaretleriyle boğuşmaktadır. Tüm bu baskılar yetmezmiş gibi Hatice’nin ikincisi kocası olan Ali de annesinin baskısıyla Hatice’ye kötü davranmaktadır. Evin koca karısı için ortada memnun olunacak hiçbir şey yoktur. Elif’in küçük dünyası evdeki iktidar çatışmasının ortasında ezilmektedir. Bu dünya, küçük bir yün bebek ile hareketlenir. Arkadaşında gördüğü yün bebek Elif için hayata tutunmak ve mücadele etmek için bir dayanak olacaktır. Oyuncak bebek isteği Elif’i hırsızlık yapmaya kadar götürmüştür. Babaannesinden büyük bir azar işiten Elif’in işittiği bu azar belki de son azar olacaktır. Çünkü o kudretli babaanne evde düşüp yaralanır ve ölüme biraz daha yaklaşır. Bu ani durum ailedeki genel durumu kökünden etkiler. Ali günden güne içine kapanır bir hal alır ve kimseyle ilgilenmez. Bu sırada Elif’in hayatında büyük bir değişiklik gelip kapıya dayanmıştır. Öğretmenleri Elif’in kent merkezinde okuması gerektiğini düşünmektedir. Bu kararı vermek Hatice açısından ne kadar zor olursa olsun, kızının okuması, hayatını kurtarması ve kendisiyle aynı kaderi paylaşmaması için, kızını okumak için şehre gönderme yönünde karar verecektir. Kızının geleceği onun için her şeyden önemlidir. Kendi çektiklerini Elif’in çekmemesi için bu yalnızlığı ve hasreti çekmek zorundadır.

Synopsis

The life of Elif, who is a Yuruk girl living on the peak of Toros mountains, sticks with in the mountains and her house in which her oppressive grandmother also lives with them. The pressure which the grandmother puts on her and her mother makes their lives unhappy. Elif’s mother, Hatice also struggles with the revilements of her mother-in-law while she cooks, cleans, collects firewood, milk the cows. To cap it all, Ali, who is Hatice’s second husband, rides rough over Hatice under the compulsion of his mother. There is nothing pleasurable for the crone in the house. Elif’s small world is being crushed amidst the power struggle in the house. This world is livened up with a wool doll. The doll that Elif sees in her friend will become a base for her to hold on to life and struggle. Elif’s desire to have a wool doll even causes her to steal. Her grandmother dresses Elif down, but this may be the last time she is rebuked because the powerful grandmother falls off in the house, gets injured and she becomes much closer to death. This unexpected situation affects the genaral situation of the family radically. Ali is getting to become introverted day after day and takes care of nobody. Meanwhile, a fundamental change about Elif’s life turns up. Her teachers think that Elif should study in the city center. Regardless of the fact that it is a very difficult decision for Hatice, she decides to send her daughter to the school in the city so that her daughter will study, save her life and not share the same destiny with her. The future of her daughter is more important than everything. She has to feel loneliness and longing so that Elif does not live the same things with her.